GEBZE YENİ HABER GÜNLÜK GAZETE

Adres : Sultan Orhan Mah. 1122 Sok. No:4 ( Yüzyıl Hastanesi Arkası ) Gebze / KOCAELİ Tel: (0262) 641 16 02 - 644 37 38 Fax: (0262) 646 51 65

   Gazeteniz Yeni Haberi Tüm Gazete Satış Noktalarından temin edebilirsiniz !!!!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

(0262) 641 16 02
 

EKSTRA

 

 

 


“MUSTAFA KEMÂL HALKIN GÜCÜNE YÜREKTEN İNANDI”

Ayşe Altan- Atatürkçü olmak, ne demektir?

Şendoğan Tezyüksel- Bunu, aslında Atatürkçü düşünce sistemi nedir, diye sormalıyız kendimize. Bireylerin özgür olduğu bir ortamda, çağdaş yaşama, ilime, bilime inanan insan grubu ve bu grupta birleşen, Atatürkçü düşünceye inanan insanların yer aldığı bir düşünce sistemidir.

Ayşe Altan- Atatürkçülük, yalnızca Mustafa Kemâl'i düşünmekle mi olur?

Şendoğan Tezyüksel- 80 yıldır ‘İzindeyiz' diyerek, izine çıktık. Şimdi, ‘Seni düşünüyoruz' diyerek bir 80 yıl daha kaybedemeyiz. Başlangıç ve son arasındaki zaman çok kısa. Atatürkçü düşünceye inanan insanların duyarsızlığı veya diğer açıdan Silahlı Kuvvetlere güvenmek, onları tembelleştirdi. Gayet tabii ki, Mustafa Kemâl'in askeri, Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacak. Aynı Kurtuluş Savaşı'nda son nefesine kadar mücadele ederek, vatanı bize emanet ettiği gibi.

Ayşe Altan- Neden böyle bir dernek kurma ihtiyacı hissedildi?

Şendoğan Tezyüksel- Gebze'de dernek kurarken, ‘ Cumhuriyeti kuran insanlar adına, dernek kurmak kadar saçma bir şey olamaz' diye düşünüyordum. Şimdi gelinen noktayı görünce, siyasi aymazlıklar ortaya çıkınca ve yıkılmaz sanılan insanlık yıkılınca, mücadele eden bir kurum olarak hâlâ Atatürkçü Düşünce Derneklerini görüyorum. Normal düşünceleri tekrar rayına oturttuktan sonra, bu dernekler kapatılmasını veya eski Halkevlerinin görevini üstlenmesini diliyorum. ( Yalnız 1970'lerdeki halkevleri değil)

Ayşe Altan- Kemalizm'in tehlikeye girdiği durumlarda, kendini nasıl gösterir?

Şendoğan Tezyüksel- Zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden yeniden doğar. İşin tuhaf tarafı Kemalizm'i tanımayanlar, onu bir ideoloji gibi görmeyenler, bugün ne kadar yanlış yapıldığını düşünerek, Mustafa Kemâl'e gerçek değerini verememişiz diye hayıflanırlar. Mustafa Kemâl, Kurtuluş Savaşı'nda sadece Yunanlılara karşı değil, onun arkasında bulunan ve büyük devlet geçinen sömürücü sisteme karşı da mücadele vermiştir. Dünyada, Kurtuluş Savaşı sayesinde, emperyalist güçleri ülkelerinden kovmayı başaran ve askeri hayatında ( Osmanlı Dönemi dahil) girdiği tüm savaşları kazanan tek komutandır Mustafa Kemâl. Ve bu savaşları kazandıktan sonra, eski düşmanlarına dost elini uzatıp, onlarla hayattayken anlaşma yapan tek insandır. Churcill'in dediği gibi, “ Her asırda bir tane büyük adam yetişir. Bizim asırda Tanrı bunu Türklere lâyık görmüştür. Bu adamın adı Mustafa Kemâl'dir”

Ayşe Altan- Görevleri nelerdir Atatürkçü Düşünce Derneklerinin? Neyi amaçlar?

Şendoğan Tezyüksel- Türkiye'nin her yerinde, Atatürkçü Düşünce sisteminin düştüğü tehlike değişik boyutlardadır. Her yerde aynı mücadele verilemez. Çünkü her yerin konumu ayrıdır. Bugün Gebze'de Atatürkçü Düşünce Derneğinin çektiği sıkıntıları, Ege Bölgesindeki şube çekmemektedir. Atatürkçü Düşünce Dernekleri, Atatürk'e inanıyormuş gibi kendini gösteren, aslında inanmayanlara karşı da mücadele vermek için kuruldu.İşin aslı, en büyük tehlike de bunlardır. Gebze'deki şube, bir deyim olan, ‘ Balık tutup verme, balık tutmayı öğret.' den yola çıkarak, eğitimin içine girmeye karar vermiş, eğitici yetiştiren kurslar açmıştır. Bugün Gebze'de Atatürkçü Düşünce Derneklerinden yetişmiş dört resim öğretmeni(kurslarda), ilköğretim okullarında görev yapmaktadır.Düşüncelerini yeni filizlere çocuk yaşta aşılamaktadır. Bir tane de konservatuar mezunu olan eski bir öğrencimiz vardır. Atatürk Cumhuriyeti, bir kültür Cumhuriyetidir. Bizce Türk Rönesansıdır. Bu nedenle, kültür çalışması olarak, ‘ Tiyatro, tiyatroda seyredilir.' sloganıyla, kurulduğundan beri ayda 250, bazen 500 kişiye taşımalı hizmet vererek İstanbul'a tiyatroya götürmüştür. ( Tabii ki 1999 depreminde her şey de olduğu gibi bu da geriye gitmiştir.) Geçmiş kültürümüzün unutulmaması için de, Ramazan aylarında insanları feshaneye götürmüştür.Mustafa Kemâl'in bir sözü vardır, ‘ Biz 600 atlıydık,Anadoluya girdiğimiz zaman.Bizden evvel burada yaşamış medeni kavimler vardı. Medeniyet vardı. Biz gelince bunlar yok olmadılar. Yer yarılıp toprağın altına girmediler. Kültürlerini devam ettirdik. Anadolu mozaik kültürü, her karış topraktan çıkan tarihi kalıntılar bunu ispatıdır. Geçmişini inkâr eden, gelecekte yolunu bulamaz.' Mustafa Kemâl'in düşünce sistemi, her kültüre ve her düşünceye sahip çıkmaktadır.

Açıldığı günde, söyleşiler düzenlenmiş, Cengiz Bektaş, Toktamış Ateş, Eriş Ülger, Neda Armaner ve Cemâl Kutay gibi kişileri getirmiştir. Sonra bundan vazgeçilmiştir. Nedeni ise, kısırdöngüdür. Gelen insanlar hep aynıdır. Yani, bizbize toplantısına dönüşmüştür. Onun için, eğitimin içine girmeye karar vermiş, çocukevi açılmıştır. Okullararası şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenlenmiş, başarılı olup dereceye girenler için Ankara gezisi düzenlenmiştir. Cumhuriyetin mücadele verdiği yerler seçilerek geziler düzenlenmiş, üç kez Çanakkale'ye gidilmiştir. Yine medeniyetin simgesi olan Safranbolu, Batı Ege'ye geziler düzenlenmiştir. Bunlardaki amaç, verilen mücadelenin ve savaşın büyüklüğünün etkinliklerle hatırlatılmasıdır.

Ayşe Altan- Amacına uygun olarak işleyişini sürdürdüğüne inanıyor musunuz?

Şendoğan Tezyüksel- “Amaçlar ve devrimler, hayata geçtiği zaman olağanlaşır. Yeni devrimler için, yeni aşamalar yapılması gereklidir.”

Amacına uygun hareket etmeye devam ederek çalışmamıza rağmen, amacından saptırılması, zaman zaman bizleri rahatsız etmektedir. Çünkü Mustafa Kemâl ve arkadaşlarının kurarken amaçladığı çağdaş medeniyet düzeyini yakalamaya çalışırken, karşımıza Ortaçağ zihniyeti hortlamıştır. Bunda da bizden ziyade, görev yapanların, görevlerini gerektiği gibi yapmamalarının payı vardır. Herkes, nasıl olsa biri birşey yapar diye birbirlerini beklemektedir. Ama, hiç kimse bir şey yapmamaktadır.

Ayşe Altan- Yaptırım gücü var mıdır?

Şendoğan Tezyüksel- Geçmişte gerektiği zaman, gereken kurumlar işbirliği yaparak Gebze'de etkili olmuştur.

Ayşe Altan- Okullarda, ‘Atatürkçü Düşünce' bilincinin yaygınlaştırılması için neler yapılıyor?

Şendoğan Tezyüksel- Okullarda Atatürkçülük, gerçek şekliyle anlatılmamakta, bu nedenle gençler Atatürk'ü tanımamaktadır. Zaman zaman verilen ödevleri gençler umursamazlıkla karşılamışlardır. Bunun için de ödev, sorun olarak çocuğun karşısına dikilmiştir.Çünkü çocuk, o kişiyi tam olarak tanımadığı için, yapacağı işe de katlanamamaktadır. Öyle ki, kendisine altı ay önce verilen bir ödevi, son altı satte gelip, bizden almaya çalışmaktadır.

Ayşe Altan- Her geçen gün, Mustafa Kemâl'i daha çok özlüyor olmamızın sebebi sizce nedir?

Şendoğan Tezyüksel- 1996- 1997 yıllarından itibaren bastırdığımız takvimlerde, hep, ‘Atatürk Diyor ki' diye, Nutuk veya toplumsal söylemi olan sözlerinden bölümler yazdık. 80 yıl öncesinin sözleri, 80 yıl sonra da geçerlidir. Yani evrensel bir düşünce sistemini bizlere armağan eden insanın yolunda olamadık. Ama hep izinde( tatilde) olduk.

Ayşe Altan- Atatürkçü bilincin, zihinlere iyice yerleşmesi için, neler yapılıyor ya da yapılmalıdır?

Şendoğan Tezyüksel- Devletin, hiç durmadan Atatürk'ten bahsetmesi, ‘ Atatürk, Atatürk' demesi tepkisel olmuştur. Sürekli bu ismi kullanmak yerine, Anadolu'da yapılan ve yaşatılan eserleri sergilemek, bizlere kazandırdıklarıyla onu hatırlaracak işler yaparak, en iyi şekilde Atatürk'ü anlatmaktır.Coca Cola reklamlarında, bir filmde, her 18 kareden sonra, bir Coca Cola yazısı kullanılmaktadır. Ama, filmi izlerken bizler bunu göremeyiz. Çünkü, şuur altına yerleşmiş olduğu için, görmesek de, onun orada olduğunu biliriz. Mustafa Kemâl'i şuur altına yerleştirmek gerekir.

Ayşe Altan- Atatürkçü düşünceden yayılan

aydınlık, ne zaman yurdumuzun tüm

köşelerine yayılacak?

Şendoğan Tezyüksel- Yıl, 1936... Mustafa Kemâl, ‘Şu üç bölgede üniversite kurulmalıdır' diyor.

1-Ege'yi de içine alan İstanbul Üniversitesi,

2- Orta Anadolu'yu içine alan Ankara Üniversitesi,

3- Doğu, Güneydoğu ve Karadenizin doğusunu içine alan Van Üniversitesi...

Bu üniversitelerin kuruluş tarihlerine bakarsak, 1936 yılındaki düşünceden yayılan aydınlığın, neden tüm köşelere yayılmadığı anlaşılacaktır. 1936 yılındaki aydınlanmacı bilinci yakaladığımız zaman, Türkiye'deki tüm karanlık köşeler aydınlanacaktır.

Ayşe Altan- ‘Güneş balçıkla sıvanmaz', diye bir sözümüz var. Kemalizm'i bir güneş olarak kabul edersek, neden onu balçıkla sıvamaya çalışıyorlar?

Şendoğan Tezyüksel- Mustafa Kemâl'in yer aldığı tüm fotograflara bakarsanız, o kadar insanın içinde onun farklı bir aydınlık saçtığını görürsünüz. Mustafa Kemâl, zincirleri kırmıştır, hakir görülen bir halkı, yok etmek için uğraşanlara karşı, Türk Ulusunu canlandırmıştır. İçte ve dıştaki karşı devrimciler bunu hazmedemediler. Fakat öyle sağlam temeller üzerinde oturuyor ki, Cumhuriyeti, biz dahil herkes, yıkmaya uğraştı ama hâlâ yıkamadılar. Ben yine Churchill'in Mustafa Kemâl için söylediği sözü örnek vereceğim. ‘ Her asırsa bir tane büyük adam yetişir. Bizm asırda Tanrı, bunu Türklere lâyık görmüştür. Bu adamın adı Mustafa Kemâl'dir'

Ayşe Altan- Atatürk'ün günümüze uyarlanması nasıldır?

Şendoğan Tezyüksel- Atatürk Cumhuriyeti kurduğunda, tüm devletler bizden ilerideydi. O da, ilerlemeyi hedef alarak kurdu Cumhuriyeti. Şimdi yapılmış olan şeyleri savunmak, tutuculuktan ileri gitmemektedir. O günün imkânlarıyla yaptıklarını, bugüne uyarladığımız zaman, aya gitmek, uzaya çıkmak demektir. Bu da Atatürk'ün mirasına sahip çıkmakla oluşacaktır. Onuncu yıl marşını söyleyerek Onuncu yılda kalmak olmamalıdır hedefimiz. O marş sadece o gün neler yapıldığını hatırlatmalıdır bize. O gün demir raylarla örülen Anadolu'yu, bugün roketlerle örebilmeliyiz. Bunun için de gençlik, vatanı ve milleti için en iyi olanı isteyen bireyler olarak yetiştirilmelidir.

Ayşe Altan- Ulusumuzu esenliğe, çağdaş uygarlığa ve onurlu bir yaşama kavuşturacak tek yol Kemâlizm olmasına karşın, bugün ilerlediğimizi sandığımız yol, Kemâlizmle örtüşüyor mu?

Şendoğan Tezyüksel- Atatürk, partisini kurarken ilk olarak altı madde vardı. Devletçilik, Devrimcilik ve Halkçılık ( Sosyalist düzenden alındı), Milliyetçilik, Cumhuriyetçilik, Lâiklik (Fransız İhtilâlinden alındı). Bunlardan sosyal devlet anlayışı yaratmaya çalıştı. Bu altı madde, kendi içinde doğurgandır. Örneğin devrim, yapıldıktan sonra olağan hale gelen bir olgudur. Bu altı madde birbirini tamamlar.Birbirinin içine girmiş, olmazsa olmaz kurallardır. Bu kuralları tekrar gözden geçirmek isteyenler, Mustafa Kemâl'in yazdığı matematik, tarih kitaplarını ve İzmir İktisat Kongresi'ni bir daha okusunlar. Türk kurtuluşu, Atatürk ilke ve devrimlerinin tekrar tekrar içe sindirilmesiyle olur.Mustafa Kemâl'in bir sözü var, “ Benim aydınım, diğer ülkelerde ne oluyorsa, benim ülkemde de olmasını ister. Aynı ilkeleri, aynı sistemi, başka toplumlarda direkt denerseniz zamanla mutsuz olunur. Çünkü uygar toplumların örf,adet, gelenek ve görenekleri vardır. Bunları birbirleriyle uyum sağlayacak değişiklerden geçirerek halka uygularsanız mutsuzluğun yerini mutluluk alır”

Ayşe Altan- Son dönemlerde “Atatürkçü Düşünce Dernekleri marksistlerin eline geçti” diye İşçi Partisi'nin bir söylemi var. Kemâlizmle yoğrulmuş bir dernekte marksistlerin ne işi var?

Şendoğan Tezyüksel- Bunun kavgası 1999-2000 yılında verildi. Sayın Yekta Güngör Özden, başa getirilerek, bu düşünceyi içeriye sokmak isteyen temizlenmiştir. Mustafa Kemâl yaşamı boyunca Bolşevik olmadı. Ve Bolşevikliği savunmadı. Bir örnek vermek istiyorum, İzmit'te bir konuşma sırasında parti kuracağını söylemiştir.Orada bulunan gazetecilerden biri, “ Sayın Gazi, bu parti hangi sınıfı temsil edecek” diye sormuştur. Mustafa Kemâl, gözlerinden ateşler saçarak, “ Sen ne diyorsun, benim insanımın sınıfı da mı varmış. Onlar halktır.Partim halkın partisidir.Cumhuriyetin partisidir.Halk içinde, esnafı da, işçisi de görev alacaktır.Onlar halkın katmanlarıdır.” diye tavrını koymuştur. Özel sektör, ülke için gerekli ve olması gereken bir sektördür. Devletin ve hükümetin görevi hür iradeye nasıl hürmet duyuyorsa, hür girişimciye de olanak tanımaktır.Ama asıl gücü, hiç bir sınıfın, hiç bir sınıfa üstünlük sağlamadığı halk temsil eder.

Ayşe Altan- Bu hafta Zafer haftasını kutluyoruz. 30 Ağustos ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Şendoğan Tezyüksel- 30 Ağustos Savaşı, yedek subay savaşı olarak da anılır. 19.000 okumuş insan bu Büyük Taarruz'da şehit olmuştur.Ama savaş kazanılmış, millet hürriyetine kavuşmuştur.Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.Bizi teselli eden, savaş sonrası, devletimizin hızla ilerlemesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu gün dünyanın en saygın kurumu olarak anılmasından duyulan gururdur.Burada, yeri gelmişken Büyük Taarruzla iligili bir olay anlatmak istiyorum,

Mustafa Kemâl, dürbünle karşı tepeyi incelerken, hemen yanına bir subay çağırır. Şu karşı tepedekilere telsizle haber verin, öylece duruyorlar görevlerini yapsınlar, diye emir verir. Kısa bir süre sonra, subay gelir ve” Efendim, o tepedekileri hepsi şehit olmuşlar. Onun için öylece duruyorlarmış.Görevlerini tam anlamıyla yerine getirmişler” der.

Ayşe Altan- Bizlere Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olarak, en son ne söylemek istersiniz?

Şendoğan Tezyüksel- Şöyle söyleyeyim, ADD'ye üye olanların sadece Atatürkçü Düşünceye inandıklarını düşünmüyorum. Orası bir çatıdır. Zaman zaman topluca sohbet edilecek bir yer haline geldi. Gebze'de ADD 150-200 üye ile Atatürkçü olarak kalmışsa bu eşyanın tabiatına aykırıdır.Kapı, Atatürk ilkelerine inanan herkese açıktır.

Ayşe Altan- Bu güzel söyleşi için size teşekkür ederiz.

Şendoğan Tezyüksel- Ben de sizlere teşekkür ederim

AYŞE ALTAN

BAŞ YAZARIMIZ

Yorum

 

FİNANS HATTI

 

TCMB KURLARI

 

HAVA DURUMU

İSTANBUL
ANKARA
İZMİR

 

GÜNLÜK FALINIZ

 

İLAN & REKLAM

Sabah, Hürriyet, Milliyet, Show Tv, Kanal D, Atv, Star... Ve Daha Birçok Haber İçerikli Siteye Ulaşmak İçin. Tıklayın
 
 
Canlı Trafik
Önemli Telefonlar
Kitap ve Müzik
Radyo Programları
Sesli Sözlük
Online Sözlük
Karikatür
Otomobil
                                       

 

Tasarım ERİSİM NET

Gebze Haber Articles catalogue
2003 2005 2006 2007 2008