
Kardiyalog Hasan Kadı kalp sağlığınız için tavsiyelerde bulundu
"Kalbinizin sesini dinleyin"
• Dünya'da ve Gebze'de ölüm sakatlıklarının en büyük sebeplerinden birisi olarak gösterilen kalp ve damar hastalıkları ihmale gelmiyor. Uzman Dr. Hasan Kadı iki yıl da bir kez en azından kalp cneck-up'u yaptırılmasının gerekli olduğunu vurguluyor.
Gebze Devlet Hastanesi Kardiyoloji uzmanı Hasan Kadı ile her yıl Nisan ayının ikinci haftasından sonra kutlanan, "Kalp Haftası" etkinlikleri öncesinde görüştük. Dr. Kadı Yeni Haber Okurları için kalp sağlığının önemini ve korunma yöntemlerini anlattı. Kadı röportajılmızın hemen başında şu uyarı yaptı;
"Göğsünüzde ağrı ve yanma varsa, yokuş ve merdiven çıkarken ağrılarınız artıyorsa, KALBİNİZİ KONTROL ETTİRİNİZ mutlaka iki senede bir ÇEKAP yaptırın.
*Fazla kilodan, *Aşırı yorgunluktan, * İçki ve sigaradan, * Şeker hastalığından, * Stresten, * Düzensiz beslenmeden, KAÇINIZ.
Gebze'de kalp hastalıklarının hızla yayıldığına dikkat çeken Hasan Kadı, "Kalp hastalığı sinsi bir şekilde ilerliyor. Kalp yüzde 80'lik bölümün tahrip olana kadar hiç bir yan etki yapmadan işvelini devam ettiriyor. Bu nedenle en az iki yılda bir Çekap yaptırmak gerekir" şeklinde konuşuyor.
Kalp Krizinin önlenebileceğini belirten Hasan Kadı şu önerilerde bulunuyor
"Her yıl ülkemizde onbinlerce insan kalp krizi geçirerek kaybediliyor. Bu ölümlerden pek çoğu hayatın en verimli çağında geliyor. Bilimsel çalışmalar belirli koşulların ve yaşam biçimlerinin kalp krizi tehlikesini arttırdiğını, bu koşullar değiştirilirse kalp krizlerinin de azaltılıp önlenebileceğini ortaya koyuyor. Kalbinizi seviyorsanız kurallara uymak zorundasınız"
İşte Dr. Hasan Kadı'nın kalp sağlığı düşünenlere tavsiyeleri:
SİGARA İÇMEYİNİZ :Sigara içmeyenlerde kalp krizine rastlanması olasılığı sigara içenlere oranla önemli ölçüde azdır. Sigara içmiş olupta bırakanlarda da kalp krizi ihtimali gittikçe azalarak zamanla hiç sigara içmemiş olanların durumuna yaklaşır.
YÜKSEK TANSİYONUNUZ VARSA, TEDAVİ EDİLMELİSİNİZ : Yüksek tansiyon farkedilmez ve gereği gibi tedavi edilmezse kalp krizi, felç ve böbrek yetersizliği (üremi) gibi öldürücü hastalıkların gelişmesi tehlikesi çok yüksektir. Yüksek tansiyonu normale düşürmek ve normal düzeyde devamını sağlamak mümkündür. Bunun için yemekler ve içeceklerle alınan sodyum miktarını azaltmak gerekir. En çok sodyum içeren madde sofra tuzudur. Yüksek tansiyonu olan bir kimse ilaçla tedavi görüyor olsa bile aldığı tuz miktarını azaltmalı, mutat olarak aldığı miktarın en çok üçte birine indirmelidir. Kilo fazlası varsa kendisi için normal olan ağırlığa düşmeli ve streslerden olabildiğince kaçınmalıdır. Yüksek tansiyonu olan bir kimsenin eğer içiyorsa sigarayı bırakması herkesten daha fazla önem taşır.
YEMEKLERDE ALINAN KATI YAĞLAR VE KOLESTROL MİKTARI AZALTILMALIDIR : Damar sertliği ve buna bağlı hastalıkların gelişmesinde, yemeklerle alınan katı yağların ve yağsı bir madde olan kolesterolün rolü çok büyüktür. Katı yağlar deyince oda sıcaklığında sıvı halde bulunmayan anlaşılmalıdır. Bunlara tip dilinde doymuş yağlar da denilmektedir. Tereyağı katı yağlara iyi bir örnektir.
Kırmızı et denilen koyun, kuzu, ve sığır etleri katı yağlar içerir. Tavuk etinin derisi ve beyaz olmayan bölümleri de katı yağdan zengindir. Sütte ve sütten yapılan yiyeceklerde değişen miktarda katı yağ bulunur. Bazı yiyecekler de çok miktarda kolesterol içerirler: Yumurta sarısı, beyin, böbrekler, karaciğer gibi. Bu yiyecekler kandaki kolesterol miktarlarının artmasına yol açar. Yüksek kolesterol ise damar sertliği ve kalp krizi riskini arttıran önemli etkenlerden biridir.
ŞEKER HASTALIĞINA DİKKAT : Diyabet de denilen şeker hastalığı, daha çok kilo fazlası bulunan orta yaşlılarda görülür. Hafif olduğu durumlarda bir kimsede yıllarca farkına varılmadan, şikayete yol açmadan bulunabilir. Bu durumda bile şeker hastalığı, kalp hastalığı ve diğer damar bozuklukları tehlikesini önemli ölçüde arttırır. Hekimin belirleyeceği ve normal vücut ağırlığını amaçlayan diyet, sigaradan kaçınmak, varsa yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi risk etkenlerinin kontrol ve tedavisi, gelebilecek kalp ve damar bozukluklarını büyük ölçüde önleyebilir.
DÜZENLİ EGZERSİZ : Bilimsel gözlemler, sakin ve hareketsiz bir günlük yaşam sürdürenlerde kalp krizlerinin yürüme, koşma, bisiklete binme ve yüzme gibi beden faaliyetlerini düzenli bir şekilde yapanlara oranla daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Yaşınıza ve sağlık durumunuza göre sizin için en uygun egzersiz biçiminin nasıl olacağını hekiminiz size söyleyecektir. Kendinize uygun bir egzersizi düzenli olarak uygulamakla, başka birçok yararları yanında kalp sağlığınızı da koruyacağınızı hatırdan çıkarmayınız.
DÜZENLİ SAĞLIK KONTROLLERİ YAPTIRINIZ : Yakın akrabalarınız içinde genç veya orta yaşlılıkta kalp hastalığından kaybedilmiş olanlar varsa bu, ailevi bir eğilimin olabileceği anlamına gelebilir; fakat sizin de kalp hastalığına yakalanmanızın kaçınılmaz olduğu demek değildir. Bu durum, yaşam biçiminiz için belirleyici olabilir. Belirli aralarla yaptıracağınız sağlık kontrolleri ile hekiminiz kalp hastalığı riskini azaltacak önlemleri size bildirebilir ve sağlayabilir.
Gebze Devlat Hastanesi'nde görev yapan Uz. Dr. Hasan Kadı iki yılda bir en az bir kez Kalp Check-up'u yaptırarak kalp hastalığı riskini öğrenmenin mümkün olacağını, erken teşhisin her zaman hastalığın önlenmesi için ilk adım sayıldığını belirtti. Dr. Kadı ayrıca Ekokardiyografi ( renkli dopper eko), Efor testi (eforlu EKG) kan kolesterolü, kan şekeri ve kan yağlarının ölçümlerinin yapılmasının gerekli olduğunu vurguluyor.