Trafik yılı
Gebze'nin her tarafından sorun fışkırıyor. Elimizdeki zengin kaynakları bir türlü değerlendiremiyoruz. Galiba bu sorunların başlıcası trafik.
Anadolu ve Avrupa arasında köprü vazifesi gören Gebze'den biliyosunuz ki bir çok önemli yol geçiyor. Yoğun bir trafik arkışı olan bu yollarda her günü küçüklü büyüklü kaza oluyor.
Alınan önlemler ise yetersiz. Gebze'de trafik alanında alınan en iyi önlem ise şöförlere yönelik eğitim. Gebze Emniyet Müdürlüğü verdiği eğitimlerde şimdiye kadar bir çok şöförü buluşturdu. 2004 yılı 'Tarfik Yılı' ilan edildi. Bu kapsamda ilçemiz Gebze'de bir dizi etkinlikler düzenlenecek.
Bu etkinliklerin ilki 6 Mayıs Perşembe günü gerçekleşiyor. Gebzeli trafik kazalarında ölmemek için yürüyecek. Umarım Gebze trafiği için kalıcı çözümler bulunur.
Trafik yılında Gebze'ye en güzel hizmet yapılmak isteniyorsa Anibal Kavşağı'na bir üst geçit yapılsın. Yıllardır bu kavşakta insan hayatlarını kaybediyor. Sorun belli, çözüm de...
Anibal Kavşağı'na acil olarak bir üst geçit yapılması gerekiyor. Bu yere bir üst geçit kazandırıldığı zaman Gebze'ye en güzel hizmet yapılmış olur. İlgililere duyrulur...
Bize UlaÅŸanlar
Belediye bizi görsün
Bir süredir Gaziler Mahallesi olarak sizi rahatsız ediyoruz. Sizde çok iyi biliyorsunuz ki mahallemizin yol problemi bizleri çileden çıkarttı. Duyduğumuza göre Gebze Belediyesi asfalt çalışmalarına başlamış. Umarız bu sefer Gaziler Mahallesi'ni unutmaz. Mahallemizin tüm yolları çukurlar ile dolu. Belediye asfalt ekiplerini mahallemize bekliyoruz. Hem çayımızı içerler hemde yollarımızı asfaltlamış olurlar.
Hayri Åžen
Kıbrıs'ta mutlu son
Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs ile ilgili yazınızı okudum. Bence siz konuya çok olumsuz yaklaşmışınız. Şuan Kıbrıs'ta her şey bizim için gelişiyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere Kıbrıs Türk Halkı'nın haklılığını anladı. ABB'de artık Kıbrıs Türk halkının yanında. Bence bundan sonraki süreçlerde Kıbrıs Türk kesiminde daha güzel günler olacak. Bu güzel gelişmeleri hep beraber göreceğiz
Salih Selçuk
Atatürk diyorki...
Ben, 1919 senesi mayıs içinde Samsun'a çıktığım gün elimde, maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti'nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk Milleti'ne güvenerek işe başladım.